-
Köşe Yazarı
Adıyaman ( İlim Kenti )Üniversitesi
''En Büyük Hayalim Adıyaman'ı İlim Kenti Haline Dönüştürmektir.''diye Adıyaman Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Sayın Mustafa Talha Gönüllü’nün bu güzel ve önemli sözüyle yazıma başlamak istiyorum. Reel anlamda baktığımızda bütün Adıyaman'ın istediği şeydir. İlim kenti olmak. Üniversitemizin başında bulunan hocamızın böyle düşünmesi biz Adıyamanlıları çok mutlu etmiştir. İlim yuvamızı yersiz şekilde eleştirmek doğru bir davranış olmadığı gibi prestijini de zedelemektedir.
Kişi ve kuruluşları eleştirmektense neler yapılacağını göstermek gerekir. Eleştirileri herkes kendi açısında yapabilir doğru veya yanlış olarak önemli olan eleştirilen kişilere ve olaylara çözüm yöntemleri sunmaktır.
Üniversal eğitim uluslararası düzeyde önem taşımaktadır. Eğitim dört duvar içerisinde yapılan öğretim çalışması değildir. Özellikle 21.yy da değişen eğitim anlayışı bunu göstermektedir.
Bir üniversite kurumu bulunduğu kentte ve insanına uzak mesafede durur. Bu mesafe her daim yanlış anlamalara ve anlaşılmalara yol açabilir. Özellikle üniversite gençliği her zaman yabancısıdır yaşadığı kentin; Çünkü kendisini misafir görür, yarın gidecek gibi oturup düşünmez kentte dair sıkıntıların aşılmasının gerekliliğini. Yarın gidecektir elini taşın altına koymaya bir meyve fidanını dikmeye gerek yoktur.
‘’Ne yapılabilir bir beyaz kâğıtla’’.
Değişen iklim koşulları karşısında tarım alanında verim ve üretimde büyük düşüşler meydana gelmektedir. Geçimini toprakla sağlayan halk teknik donanım ve gerekli teknolojik bilgiye sahip olmadığı için bu topraklardan hayır görmemiştir. Üniversitemiz kendisiyle bünyesinde üniversiteyi barındıran ilimiz çiftçilerini bütünleştirerek tarım uygulamaları yapabilir. Nasıl mı?
Ülkenin ileri gelen ziraat mühendislerini, bilim insanlarını bir araya getirerek çiftçiye gerekli bilgi verilebilir. Gerekli bilgi eksikliği uygulamalarla, seminerlerle, konferanslarla, pilot uygulamalarla giderilebilinir. Daha sonra tarımsal uygulamanın yapılacağı köyler veya çiftçilere gidilerek altyapı çalışmaları yapılabilinir. Bu çalışmalar yani bilgi ve eğitim verildikten sonra yöreye özgün ve yetiştirilebilecek ürün alternatifleri sunulabilinir. Örnek ürün ekimi uygulaması ve ürünün satışına kadarki hesaplamalar öğretilebilir. Çiftçiye ‘’Balık vermektense balığın nasıl tutulacağı’’ öğretebilir.
Tabiî ki bu üniversitenin, ziraat odalarının, tarım müdürlüğünün vb. kurumların işbirliğiyle yapılabilir. En azından bu iş birliğiyle çiftçiye finanssal destek sağlanabilir. Hem maddi hem de manevi güç verilir.
Yukarıda söylediklerimiz ilk etapta basit gelebilir veya çok karmaşık bürokrasi tik yönü ağır olan bir sorun yumağı olabilir. Hatta bu projeye hiçbir katılımda sağlanmıyor olabilir. Fakat önemli olan bir eğitim kurumunun yaşama kaynağını aldığı topraklar için neleri başaracağını gösterebilmektir. Eğitimsiz bir dünya eğitimsiz bir toplum olmaz. Bunu da oluşturmak elimizdedir. Haydi şimdi el ele verelim ve kentimizi ilim yuvası haline getirelim.
Gelecek yazımızda turizm alanında, peyzaj alanında ve sosyokültürel alanlarda proje ve çalışmalar yapılabilir konuları ele alacağız.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2